Bir ilişkinin gerçekten bitip bitmediğini anlamak için genellikle "ne kadar kavga ediyoruz" sorusuna odaklanırız. Ancak asıl belirleyici olan, çatışmadan sonra birbirimize nasıl davrandığımızdır. Kopuş çoğu zaman öfkeyle değil, karşımızdaki insanı anlamaya çalışmaktan vazgeçtiğimiz o sessiz noktada başlar. Bu yüzden hâlâ birbirinizi anlamaya yönelik bir merakınız varsa, bu ilişkinizde umut olduğunun önemli bir işaretidir.
Bunun yanında, çatışma bittikten sonra yeniden iletişim kurabiliyor olmanız da kritik bir göstergedir. Konuşmaya, dinlemeye ve ilişkiyi onarmaya hâlâ istekliyseniz, aranızda bir onarım alanı olduğunu söyleyebiliriz. Elbette bunun için kendi payınızı görebilmeniz de gerekiyor; sorumluluğu tek taraflı yüklemek onarımı zorlaştırır. Belki de en önemli soru, sorunun karşısında hâlâ aynı tarafta olup olmadığınızdır.
Sağlıklı ilişkiler çatışmasız ilişkiler değildir. Aradaki farkı yaratan şey, çatışmadan sonra yeniden birbirine ulaşabilme becerisidir. Bu yüzden kendinize sormanız gereken soru "hâlâ seviyor muyuz?" değil, "hâlâ birbirimizi anlamaya çalışıyor muyuz?" olmalı. Bu sorunun cevabı, ilişkinizin geleceği hakkında size çok daha net bir yön gösterecektir.